Trustpilot

MEME BÜYÜTME

Kadın memesi, kadınların karakteristik yapısının en önemli özelliklerinden biridir – sahip olunan meme kişinin kendi hayalindekiyle bağdaşmadığında duygusal bir yük ve fiziki tatminsizlik oluşabilir.

Memenin çok küçük veya düzensiz şekilli olduğu algılanırsa, meme büyütme işlemi daha çekici bir görünüme giden yol olabilir.

Partner kliniklerimiz dünya çapında Meme Büyütme ameliyatları ile ilgili büyük bir tecrübeye sahiptir ve en iyi tıbbi standartları sunmaktadırlar. Medicalfly olarak ilk günden itibaren size eşlik etmekten, her adımda size destek vermekten ve dilerseniz tüm seyahatinizi organize etmekten mutluluk duyacağız.

01

Danışmanlık
Partner cerrahımızla görüşerek size kişisel olarak veya telefonla meme büyütme konusunda tavsiyelerde bulunacağız.

02

Tedavi
Tedavi, partner cerrahımız ve plastik cerrahi uzmanı tarafından yapılan detaylı bilgi ve tartışma muayenelerinden sonra gerçekleşir.


03

Başarı
Hayatınıza yeni bir duygu ile başlıyorsunuz – ve biz de yanınızda olacağız: refahınız bizim için hala önemlidir ve istediğiniz zaman bizimle tekrar iletişime geçebilirsiniz.

Neden meme büyütme?

Her kadının durumu oldukça bireysel ve benzersizdir. Sonuç olarak, meme büyütmeyi tercih etme nedenleri büyük ölçüde değişebilir. Çoğu durumda, hastalar genetik miraslarından şikayetçidir.

Küçük memeye sahip olmak bir sağlık sorunu değildir, ancak fiziksel ve psikolojik özgüven eksikliğine yol açabilir. Yeni ilişkiler kurmak, partnerlik yaratmak veya cinsel ilişkiye girmek bu durumda sorunlar yaratabilir. Meme büyütme ameliyatı daha sonra kişininkendine güvenini ve yaşam sevincini artırmaya yardımcı olabilir.

Kadınların kilo verdikten sonra veya hamilelikten sonra meme hacmini kaybetmeleri ve önceki meme hacmini geri istemeleri sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Meme istenilen şekilde değilse meme büyütme ameliyatı yardımcı olabilir. Meme sıkılığını kaybetmiş ve daha gevşekse meme büyütme ameliyatı meme dikleştirme ile birleştirilebilir.
Sonuç olarak, bir çok kadın memede şekil bozuklukları, asimetriler ve küçük meme boyutları sebebiyle psikolojik ve özgüven problemleri yaşamaktadırlar. Çoğu zaman psikolojik yük daha da büyüktür ancak meme büyütme ameliyatından sonra elde edilen faydalar ve fiziki görünüm, psikolojik ve zihinsel sağlığa da katkı sağlar.

Meme büyütme için kullanılan implantların konumlandırılması için üç yöntem vardır. Hangi yöntemin en uygun olduğuna, kişisel isteklere,kişisel anatomik koşullara veya fiziksel gereksinimlere göre karar verilmelidir.
Basit ve hızlı operasyon, implantın pektoral kasa (epipektoral) yerleştirilmesi doğrultusunda yapılabilr. Memenin son şekli ve dokusu işlemden hemen sonra görülebilir. Belirtilen sonraki yöntemle ameliyat sonrası ağrı ve gerginlik hissi de daha azdır.

Çok zayıf kadınlarda veya çok az meme dokusuna sahip kadınlarda, implantın kenarlarının görünür hale gelmesi riski vardır, bu nedenle bu prosedür genellikle zaten ortalama boyutta olan veya kendine ait büyük bir dokuya sahip meme için daha uygundur.

İmplantın pektoral kasın altında (subpectoral) konumlandırılması, implantların kenarlarının gizlenmesinden dolayı ve çok doğal görünen sonuçlar sayesinde uygulanabilir. İmplantın üzerinde buruşma oluşmaz ve daha düşük kapsül kontraktürü riski vardır. Dezavantajları ise, profesyonel sporcular veya vücut geliştiriciler için cerrahi çabanın artması ve olası kısıtlamalardır.

Üçüncü seçenek ise „dual plan“ yöntemidir. İmplantın sadece üst üçte ikisi pektoral kas ile kapatılır. Meme kası kesilir, böylece implantın alt üçte biri meme bezinin altına uzanır. Kaslar üzerinde tamamen subpektoral konumlandırmadan daha basit ve daha nazik olan bu yöntem günümüzde giderek daha da popüler hale gelmektedir.

Meme büyütme söz konusu olduğunda yapılacak olan kesi için farklı seçenekler vardır.
Her vaka için hangi kesi türünün uygun olduğu ameliyat öncesinde Türkiye’deki cerrahınız ile görüşülece ve belirlenecektir.

Plastik cerrahide meme büyütme için en yaygın yöntem meme kıvrımı kesisidir (meme altı).

Terimden de anlaşılacağı gibi bu yaklaşımla meme altındaki kıvrımda küçük bir kesi yapılır. Operasyonun basitliğinden dolayı bu yöntem oldukça popülerdir. Yapılan kesi ve sonrasındaki olası yara izi yaklaşık 3,5-5 cm genişliğindedir. Memenin doğal gölgesinde veya kıvrımda uzanan yara izi genellikle kısa bir süre sonra kaybolur.
Areola kesi yöntemi de oldukça popülerdir çünkü yara izi genellikle bu yöntemle en az fark edilir şekilde oluşturulur. Kesim, meme ucunun ön kenarında yapılır ve renk kontrastına uyum sağlar. Bununla birlikte, her implantın kullanılamayacağı ve bunların boyutunun areola boyutuna bağlı olduğu unutulmamalıdır.

Diğer bir olasılık, koltuk altı kesisinden meme büyütme olabilir. Bu yöntem de kullanılan yöntemlerden biridir çünkü kesi yeri kol altında olduğundan dolayı göğüs bölgesinde bir iz yapılmaz. Yara iyi iyileşmişse iz neredeyse hiç görülmez. Ancak bu yöntemde de kullanılacak olan implantın boyutu sınırlıdır.

Hasta, her cerrahi prosedürün her zaman belirli bir risk taşıdığının farkında olmalıdır.

Ameliyat sırasındaki genel riskler arasında enfeksiyonlar, kanama, tromboz veya anesteziye karşı zayıf tolerans bulunur.

Özellikle meme büyütmede görünür iz kalmamasına özen gösterilir. Ancak tüm önlemlere rağmen, yara iyileşme süreci istenenden daha zor olabilir ve bu da skar oluşumunun artmasına neden olabilir.

Kapsüler kontraktür

Kapsüler kontraktür (kapsül kontraktürü), implantlarla büyütülen memelerde ortaya çıkan en yaygın komplikasyonlardan biridir. Bu durum, meme büyütme işlemi gören kadınların yüzde 5’inde görülmektedir.

Göğüs implantı yerleştirildiğinde vücut, implantın etrafında ince, ipeksi bir ağ örer. Bu kapsül benzeri yaranın oluşumu vücudun normal bir reaksiyonu olarak görülmelidir. Ayrıca bu durum vücuda yerleştirilen farklı yabancı cisimler ( örn. kalp pili)  sonrasında  da meydana gelebilecek bir durumdur.

Bazı durumlarda, bu ipeksi ağ sertleşebilir ve kalınlaşabilir. Zamanla sertleşen bu ağ memeye yerleştirilen implantı sıkıştırabilir.

Bu durum memenin şeklini değiştirebilir ve kas ağrılarına sebebiyet verebilir. Kapsüler kontraktürün en yaygın nedenlerinden biri, implantın kontaminasyonuna bağlı olarak implant çevresinde bakteri büyümesidir. İşlem sırasında meme dokusunun aşırı hasar görmesi de kapsüler kontraktürünü artırabilir.

Alanında uzman ve nitelikli bir cerrah seçmek, kapsüler kontraktür riskini mümkün olduğunca düşük tutmak için en önemli kriterlerden biridir. Uzman doktorlarımız ameliyat esnasında oluşabilecek herhangi bir yan etkiye karşı son derece hassas davranmaktadır. Bu tedbirlerden en önemlisi ise kaliteli malzemelerin kullanılmasıdır. Ayrıca ameliyat ortamının temiz ve son derece steril olmasına dikkat edilmesi, olası yan etkilerin önünü kesmek için dikkat edilmesi gereken hassas konuların başında yer almaktadır. Ameliyat sonrası oluşan yara da ayrıca steril bir şekilde temizlenmelidir.

Tüm tedbirlere rağmen yine de kapsüler kontraktürün bazı durumlarda kaçınılmaz olduğu bir gerçektir. Buna rağmen erken evrede tespit edilen kapsüler kontraktür illa bir tedavi gerektirmek zorunda değildir. Ancak zamanla ağrılar meydana gelirse, implantların çıkarılması ve değiştirilmesi kaçınılmaz olur. Çoğu implant üreticisi 10 yıllık bir garanti sunar ve implantın değiştirilmesi gerektiğinde size ücretsiz olarak yeni bir implant sağlar.

Buna rağmen durum tekrarlanırsa poliüretan (PU) implantlar kullanılabilir.

Scroll to Top